“Dünya hayatı, oyun eğlencedir.” der Kur’an...Ayette Dünya, oyun ve eğlenceye benzetilmiştir. Çok çeşit oyunlar vardır. Hepsinin ortak özelliği, insanı kendisine esir etmek, bir yöne doğru sürükleyip götürmektir. Bazı insanlar kendisini öyle kaptırır ki, vardığı sonuca kendisi dahi inanamaz. Oyun, zamanı hızlandırır, ödev ve sorumlulukları unutturur, bağımlılık yapar ve kişiyi hayattan koparır. İnsana yüklediği keyif ve geçici mutluluk sayesinde zamanın nasıl geçtiğini unutturur.Mal biriktirip zengin olma, makam-mevki ve güç elde etme gibi arzulardan ibaret olan dünya hayatı da, insanı peşinden koşturur ve hedefe ulaşmak için zaman zaman kendisini dünyanın o süsüne kaptırır. Öyle ki, başkasının can ve malına zarar vermeyi meşru görmeye kadar götürür. Bu yüzden dünyamızda savaş, kan ve gözyaşı hiç eksik olmamıştır. Dünya kurulduğundan beri insanlığın vazgeçmediği, ya da vazgeçemediği tek bağımlılık kan dökmek olmuştur. Bilimin gelişmesi, teknolojinin ilerlemesi, demokrasi, özgürlük ve insan hakları gibi kavramların öne çıkması, savaşın önüne geçememiştir. Hatta teknolojik imkanlar insanların öldürülmesini daha da kolaylaştırmak için kullanılmaktadır.Dünya hayatıyla oyun arasındaki diğer bir benzerlik de, her oyunun bir SON’u olduğu gibi bu hayatın da bir SON’u vardır. Oyun esnasında eylence ve geçici zevkin vermiş olduğu rehavete kapılıp, oyun bitince hayat için elzem olan sorumluluğu ihmal ederek kaçırılan fırsatlara pişman olmanın bir yarar sağlamayacağı gibi, Dünya hayatının da son buldu gün, kulluk sorumluluğu başta olmak üzere anne-baba, eş, evlat, komşu ve vatandaşlık sorumluluklarının ihmal edilmesi nedeniyle yaşanacak pişmanlıkların bir faydası olmayacaktır.Dünya oyunu son bulup, gerçek ve kalıcı ahiret hayatıyla yüzleşince, “Rabbimiz! Gördük, duyduk, şimdi bizi dünyaya geri gönder de, iyi işler yapalım, artık kesin olarak inandık” (Secde,12) dememek için, dünyayı da ihmal etmeden, dünya- ahiret dengesinde bir yaşam biçimine geçilmelidir. Bu Dünya, kiminin oynadığı, kiminin eğlendiği, kiminin seyrettiği bir hayat olmamalıdır. Akıllı insan, dünyanın güzellikleriyle birlikte, ahiret yurdunun da güzelliklerini yaşamayı gaye edinmeli ve hayatını buna göre planlamalıdır.Dünya hayatının oyuna benzetilmesiyle, dünyanın değersiz olduğu anlamı çıkarılmamalıdır. Dünya hayatı yaşanmalıdır, dünyanın güzelliklerinden elbette istifade edilmelidir. Zengin olmayı istemek ve bu uğurda çalışmak tabiidir. Ama insan onuruna yakışır bir şekilde yaşanmalı, diğer insan ve canlıların da güzel yaşama hakkının olduğunu bilerek ve onların haklarını koruyarak yaşanmalıdır. Burada verilmek istenen mesaj, insanın kendisini oyuna kaptırdığı gibi dünyaya kaptırıp varoluş gayesinden sapmamasıdır.İman, sonsuz mükafattır.Geçici eğlenceler aldatmasın!
Yorum yazarak
topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Ordu hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorum Yazın