İnsanlar toplu yaşayan canlılardır. Sosyal çevrede, iş yerinde, çarşıda, pazarda, sokakta, caddede, otobüste velhasıl, toplu yaşanan her yerde beraber bulunmak mecburiyetindedirler. Her şeye rağmen gülümsemek, güler yüzlü olmak huzurlu ve mutlu insanın, kendisiyle barışık kimsenin yapabileceği şeydir. Sağlam inançlı insan, mutlu insandır. Onun inandığı Allah "Vedud" ismine sahiptir. Yani O, kullarını çok seven, onları lütfa, ihsana gark eden ve en çok sevilmeye layık olan yüce varlıktır. Allah’ı sevmek bir iman borcudur. O’nu seven kimse O’nun yarattıklarını da sevecektir. O’nun yarattıkları arasında en üst seviyede olan insan kardeşlerini daha çok sevecektir. "Severiz her güzeli senden eserdir diye" şeklinde düşünecektir. Olumsuz durumlarda bile bir iyi taraf bulabilecektir. Celal içre cemali görmesini bilecektir.Bu konularda en büyük örnek Hz. Peygamber’dir. Bakın o nasıl biriydi: "Peygamber Efendimiz, güler yüzlü, tatlı sözlü idi. Kimseye fena söz söylemez, kimseye kötü davranmazdı. Sert ve katı değildi, fakat heybetli ve vakarlı idi. Gülmesi, gülümseme şeklinde idi." (Buhari, Edeb, 68.)Peygamberimiz güler yüzün ve tatlı sözün sadaka olduğunu bildirir. Sadaka deyince hep maddi yardım hatırımıza gelir. Oysa bazen bir güler yüzün, bir çift tatlı sözün hâsıl ettiği mutluluk, maddeyle ölçülemeyecek kadar önemlidir. Hz. Peygamber buyurur: "Kardeşinin yüzüne tebessümle bakmak sadakadır." (Tirmizi, Birr, 36.)Gülümsemek sirayet eder, suya atılan taşın hâsıl ettiği halkalar gibi etrafa yayılır. Gülümseme sahibine de iç huzuru verir. Sevgili Peygamberimiz buyurur: "Yarım hurma tanesiyle de olsa ateşten korununuz, onu da bulamazsanız güzel sözle bunu yapınız." (Buhari, Edeb, 34.)Güler yüzlü olmanın toplumlara ve insanlara faydaları saymamak bitmez buna yaşanmış bir örnekle yer vermek istiyorum. Bir gün bir bal satıcısıyla sirke sancısı aynı pazarda yan yana tezgâh açmışlar.Bal satan adam çok mutsuzmuş. Kafasında kırk düşünceyle tezgâhının başında duruyormuş. Sirke satan ise çok güler yüzlü, sevecen bir insanmış. İkisinin tezgâhını başına gelenler sirke alıp gidiyormuş. “Mevsim turşu mevsimi de değil, niye herkes sirke alıyor? Neredeyse sirkenin fiyatına veriyorum taptaze balı, bana bakan olmuyor” diye hayıflanmış bal satıcısı en sonunda bu işin hikmetini merak edip sirke satıcısına sormuş. “Yahu kardeş, sabahtan beri yanında dikiliyorum, bir benim tezgâha uğrayan olmuyor. Fiyatı düşürdükçe düşürdüm, neredeyse sirkenin fiyatına bal veriyorum yine kimse gelmiyor. Herkes senin tezgâhının başına üşüşüyor. Allah aşkına söyle, bu işin sırrı ne?” Sirke satıcısı gülmüş. “Elin bal satıyor kardeşim ama yüzün sirke satıyor. Gelen müşteriye hoş davran, azıcık gülümse!” demiş. İşte böyle, suratı asık, dudağı sarkık, yüzü ekşi insanlara günümüzde de rastlamaktayız,Ne kadar asık yüzlüyüz, birbirimize ne kadar az gülüyoruz ve ne kadar az "Merhaba" diyoruz dikkat ettiniz mi? Köylerde, şehirlerdekinden çok daha kötü şartlarda yaşayan insanlar sizi gördüklerinde "Selamün aleyküm" der ve gülümser, biz şehirde birbirimize "Merhaba" demeyiz.Güler yüzlü, tatlı sözlü, güzel ahlaklı, hoş tavırlı bir insan bu haliyle gönülleri fetheder, insanlarla kaynaşır. Hem kendisi hem çevresi mutlu olur.Bir defasında benimde başımdan geçen bir olaydan bahsetmek istiyorumYer Bursa trafikte giderken olmadık bir hata yapmıştım. Tehlikeye soktuğum araç sahibi kızgınlıkla üstüme doğru geliyordu. Adam haklıydı, ne yapacağı da belli değildi. Onu içten bir gülümsemeyle karşıladım ve samimi olarak özür diledim. Bu tavrım karşısında yumuşadı ve o da tebessüm etti. Zararını tazmin edeceğimi söyleyerek el sıkıştım. ’Hasar önemli değil, gerek yok’ dedi ve dostlukla ayrıldık."Sevgili peygamberimizin Hadis-i şerifinin tezahürü hemen görülmüş, demek ki güzel söz sadece cehennem ateşinden değil, öfke ateşinden de insanı korumuş oluyor. Ziya Paşa'nın bir dizesi aklıma geldi İnsana sadâkat yakışır görse de ikrâh yardımcısıdır doğruların Hazret-i Allah Ziya PaşaAllah Rasulü’nün bir hadisi şerifiyle bitirelim: "Mümin ülfet edilebilen, yani sıcakkanlı ve kendisiyle kolay kaynaşılan kimsedir. İnsanlarla kaynaşmayan, kendisiyle kaynaşılamayan bir kimsede hayır yoktur.Güler yüz kana en hızlı kavuşan ilaçtır. Hemen etki eder ve insana huzur verir. Güler yüzlü insanların olduğu her yere huzur kendiliğinden gelirmiş.Son olarak peygamberin (s.a.v) efendimizin bir hadisleriyle son vermek istiyorum;İnsanları memnun edecek paranız pulunuz yoksa güler yüz, tatlı diliniz de mi yok?Rabbim hepinizi mutlu ve mesut eylesin.Yüzlerininiz gülsün inşallah.Selam ve muhabbetlerimle.
Yorum yazarak
topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Ordu hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorum Yazın