reklam reklam
reklam
reklam

AİLEDE HUZURUN ÖNEMİ « Haber Ordu

3 Aralık 2020 - 04:09

AİLEDE HUZURUN ÖNEMİ

AİLEDE HUZURUN ÖNEMİ
Son Güncelleme :

03 Kasım 2020 - 12:33

138 kez okundu

Aile toplumun en küçük parçası olmakla birlikte, toplumun tamamının huzuru ve geleceğinin sağlam temellere oturması, önce huzurlu aile ortamının sağlanmasından geçer. Ailede huzur, hem aile içindeki hem de toplumun tamamındaki bireylerin uyumu, birlik ve beraberliğinin tesisinde önemli rol oynar.

Toplumun geleceği, huzurlu aile ortamlarının sağlanmasından geçmektedir. Toplumların geleceği iyi yetişmiş nesillerle devam edeceğine göre; iyi yetişmiş nesillerin tohumlarının huzurlu aile ortamlarında atılacağını da aklımızdan çıkarmamız gerekir.

Devamlı tartışan ve her an çatışan anne ve babaların yer aldığı bir aile ortamında yetişen çocuklar, büyüdükleri zaman anne ve babasını taklid ederek aynı kötü huy ve davranışları gösterecektir. Çocuklar, her zaman anne ve babalarını taklid ederek büyürler. Anne ve babalar bu hususu hiç akıllarından çıkarmamalı ve çocuklarına iyi örnek olacak davranışlarda bulunmaya gayret ve özen göstermeliler. Bu hem çocuklarımızın hem de toplumumuzun tamamının geleceği açısından çok önemlidir.

Aile ortamında iyi yetiştirilmemiş çocukların, yarın büyüdüklerinde toplum için de büyük problemler doğuracağı muhakkaktır. Hem toplumun, hem de çocuklarımızın geleceğini kurtarmanın yolu da huzurlu aile ortamında yetiştirilmiş nesillerin sayılarının artmasından geçmektedir.

Huzurlu aile ortamında yetişen ve gelişen çocuklarımızın temelleri sağlam atılmış olacağından, çocuklarımızın aile dışındaki olumsuzluklardan    etkilenmesi de engellenmiş olur. Bugünkü şartlarda, aile dışı etkenlerin de çocuklarımız üzerinde oldukça yüksek oranda etkisi bulunmaktadır. Sokaklar, okullar ve bilhassa her türlü iletişim araçları çocukların yetişmesinde önemli rol oynamaktadır.

Okullarımızın, çocuklarımızın yetiştirilmesindeki etkileri göz ardı edilemez. Aileden sonra çocuklar üzerinde en etkili olan kurum okullardır. Bu bakımdan okullarımızda çocuklarımızın Millî ve manevî değerlerimize, örf, adet ve ananelerimize bağlı olarak yetiştirilmesi mutlaka sağlanmalıdır. Maalesef bu gün okullarımızda verilmekte olan eğitim, çocuklarımızın gelecekteki yaşantısına olumlu katkı sağlayacak düzeyde değildir. Çocuklarımız tek yönlü olarak Millî ve Manevî değerlerimizden yoksun olarak yetiştirilmektedir. Hele dinimizin güzellikleri ve toplum üzerindeki olumlu katkıları geleceğimiz olan çocuklarımıza tam olarak verilmemektedir.

Yine ailelerin bir çoğu çocuklarının iyi bir insan, dinini imanını bilen ve inandığı gibi yaşayan, dürüst, namuslu, vatanına milletine faydalı bireyler olarak yetiştirilmesinden ziyade, iyi bir meslek sahibi, çok para kazanan birer birey olarak yetiştirilmesi hususunda çaba sarfetmekteler.

Yine iletişim araçları, bilhassa televizyonların çocuklarımızın yetişmesi üzerindeki etkileri çok önemlidir. Ama, bugünkü televizyon kanallarımızın yayınlarını takip eden çocuklarımız için, yayınlar tuzaklarla doludur. Televizyonlar, her yönüyle çocuklarımızı olumsuz etkilemektedir.  Dedikodu programları, sanatkârların olumsuz yaşantıları bütün çıplaklığı ile gözler önüne serilerek çocuklarımız bu yaşantıya özendirilmektedir. Bilhassa gösterilen dizilerdeki konular, bizim aile yapımızı sarsıcı ve tehdit edici senaryolardan seçilmektedir. Dizilerdeki ailelerin yaşantısı bizim aile yaşantımızla tamamen zıtlık oluşturmaktadır. Her dizide mutlaka alkol tüketimi adeta teşvik edilmektedir.

Her türlü dejenerasyona rağmen Türk aile yapısının büyük kesiminde görülmeyen dede, torun bir arada bütün yemeklerde içki içilmektedir. Bizim toplumumuzda sosyete hariç, toplumumuzun büyük kesiminde böyle bir yaşantı yoktur. 

Dede, torun ve ailenin diğer küçük bireyleri arasında sevgi, saygı ve toplumun öz değerlerine bağlılık esastır. Yine dizilerden olumsuz etkilenen gençlerimizden bir kısmı; dede, babaanne, anneanne ve ana babalarının yanında serpilmiş olarak ve bacak bacak üstüne atarak oturabilmektedir. Bizim geçmişimizde böyle bir uygulama yoktur. Basit gibi görünse de, büyükler ve küçükler arasındaki bu tip davranışlar, bireyler arasındaki karşılıklı saygı ve sevginin yerleşmesini olumsuz yönde etkileyebilmektedir.

Yazacak daha çok şeyler var, ama, şimdilik bu kadarla iktifa edelim.

Çocuklarımızın ve toplumumuzun gelecekte daha güçlü ve huzurlu olmasını arzu ediyorsak, önce aile içinde huzurun sağlanmasına çok dikkat edelim ve gerekli özeni gösterelim.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.