reklamreklam

ANADOLU’NUN DEPREM GERÇEĞİ « Haber Ordu

27 Kasım 2020 - 17:11

ANADOLU’NUN DEPREM GERÇEĞİ

ANADOLU’NUN DEPREM GERÇEĞİ
Son Güncelleme :

01 Kasım 2020 - 9:16

272 kez okundu

Anadolu Coğrafyası yüzyıllardan beri depremle yüzleşir. Binlerce can kaybına neden olan bu depremlerin büyüklüğü ve şiddeti arttıkça yıkıcılığı da o oranda fazlalaşır, peki nedir deprem?

DEPREM NEDİR?

Yerkabuğu içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yer yüzeyini sarsma olayına “DEPREM” denir. Kısaca tarifi bu…

FAY NEDİR?

Faylar genellikle hareket yönlerine göre isimlendirilirler. Daha çok yatay hareket sonucu meydana gelen faylara “Doğrultu Atımlı Fay”denir. Fayın oluşturduğu iki ayrı blokun birbirlerine göreli olarak sağa veya sola hareketlerinden de bahsedilebilmek mümkün.
Düsey hareketlerle meydana gelen faylara da “Egim Atımlı Fay”denir. Fayların çoğunda hem yatay, hem de düsey hareket bulunabilir.

TSUNAMİ NEDİR? Odağı deniz dibinde olan derin deniz Depremlerinden sonra, denizlerde kıyılara kadar oluşan ve bazen kıyılarda büyük hasarlara neden olan dalgalar oluşur ki bunlara (Tsunami) denir…

DEPREM PARAMETRELERİ;
Herhangi bir deprem oluştuğunda, bu depremim tariflenmesi ve anlaşılabilmesi için “DEPREM PARAMETRELERİ” olarak tanımlanan bazı kavramlardan söz edilir… Aşağıda kısaca…

ODAK NEDİR?

Odak noktası yerin içinde depremin enerjisinin ortaya çıktığı noktadır…Odak noktasına en yakın olan yer üzerindeki noktadır.Dolayısıyla en çok hasar yaptığı ve hissedildiği yerdir.

DEPREM ŞİDDETİ NEDİR?
Herhangi bir derinlikte olan depremin, yeryüzünde hissedildiği bir noktadaki etkisinin ölçüsü olarak tanımlanmaktadır. Diğer bir deyişle depremin şiddeti, onun yapılar, doğa ve insanlar üzerindeki etkilerinin bir ölçüsüdür.

DEPREMİN BÜYÜKLÜĞÜ (MAGNİTÜD)NEDİR?

Deprem sırasında açığa çıkan enerjinin bir ölçüsü olarak tanımlanmaktadır. Enerjinin doğrudan doğruya ölçülmesi olanağı olmadığından, Amerika Birleşik Devletleri’nden Prof.C.Richter tarafından 1930 yıllarında bulunan bir yöntemle depremlerin aletsel bir ölçüsü olan “Magnitüd” tanımlanmıştır.

Richter ölçeği (Magnitüdü)
2 den başlayıp 8 ve üzeri ölçülebiliyor.

Görüleceği üzere rakamlar büyüdükçe büyüklük ve şiddet o oranda artıyor…Elbette tahrip ve yıkıcılığıda..

DEPREMLERİN DİĞER ÖZELLİKLERİ VE TANIMLAMALAR;

Bazen büyük bir deprem olmadan önce küçük sarsıntılar olur. Bu küçük sarsıntılara “ÖNCÜ DEPREMLER” denilmektedir. Büyük bir depremin oluşundan sonra da belki birkaç yüz adet küçük deprem olmaya devam etmektedir. Bu küçük depremler “ARTÇI DEPREMLER” olarak isimlendirilir ve büyük depremin oluş anına göre bunların şiddetinde ve sayısında azalım görülür.

***Tarifler ve tanımlarla ilgili internetten tekrar yardım aldım.

BENİM YORUMUM….

Haritada görüleceği üzere koyu kırmızı yerler sabıklı bu yerler yüzyıllardır aktif ve on binlerce can aldı.Yarı sabıkalı yerler Karadeniz sahil bandı, orta Anadolu orta Akdeniz ve Güney Doğu Anadolu. Diğer taraflar bundan sonrada suç işlemeye devam edecek.(suçlu arama kabahatimi kullandım kusura bakmayın)

Yani şunu anlamakta güçlük çekmiyor değilim. Neden deprem gerçeği ve doğal afetlerle yüzleşmiyor bu mübarek memleket? Niye ?Hangi sebeple?
Osmanlı ya kızarız değil mi? He inanın doğrudur. Bakın Cumhuriyetin yüzleşmeye maçasının yemediği ha bu ! dehşet felaketlerle iki büyük Devlet nasıl baş etmiş !

Ben Anadolu’da depremselliği olan bölgelerdeki Selçuklu ve Osmanlı eserlerinin izini sürdüm. Deprem nedeniyle yıkılan bina yok gibi.Cami,Köprü,,İmarethane,Külliyeler,Hamamlar,Medrese ve Hanlar dimdik ayakta.Tam bin küsür senedir ayakta olan eserler var.
Tarihini hatırlayamadığım bir sel felaketi olmuştu Tabzon’da ,Değirmendere de Fatif Sultan Mehmet Fetihten sonra bir köprü yaptırmış ,Trabzon-Rize sahil yolu bağlantılı…

Bizim Cumhuriyet dönemi siyasilerinin piyasa ettiği müteahhidin yaptığı köprü karton gibi …”Uçup gitti “… Ulaşımı tek şeritte olsa Fatihin köprüsü sağladı taa ki. ….Yeni çürük köprü yapılana kadar…!

İzmir Bayraklı balçıkmış ,Geçmiş olsun diye aradığım arkadaşlarım söyledi.Kim verdi oralara imarı? orada zemin problemi olduğunu bilmiyor musunuz? Ee efendim Fore kazık kullanıyoruz…Yani kazıklar çakıyorlar güya hee ,sonra o kazıkları birbirine bağlayıp radye temel üzerine binayı çıkıyorlar….Küllahıma anlat sen…!

Spangle ve Keşkül bilirsiniz değil mi ? tatlı çeşitlerimiz ,hah işte onlara bildiğimiz kürdanı saplayın bakalım ;Ne kadar sağlamsa zemin problemi olan yani sıvılaşmaya müsait zemin üzerindeki binada o kadar sağlamdır.

“Dere yatağına ev yapmayın ,gelir alırım diye bağırır doğa.”

En son örneği Giresun -Dereli sel geldi sildi süpürdü…Başladı siyasiler de ,vatandaş ta zır zır ağlamaya ,suçu da kader diye yaradana yükle iyi mi…?İşlediğin suça Kainatın yaratıcısını ortak koşmak şirkin danıskasıdır.

Onlarca örnek var böyle ,Yüzlerce …Yıllar önce Prof.Dr İhsan Ketin hocanın bir makalesini okumuştum.Memleketim Muş ile ilgili “Demir yolunun altına ,ovaya açılan kısmına kazma vurmayın,yapılaşmaya müsait değil”diye…Sanki adam taşa söylemiş …Ya hu kardeşim on, on iki katlı binanın ne işi var o memlekette ?Fay zengini bir bölge,bizzat şahit olduğum büyük depremler var.İl arazi fukarası değil sağlı sollu zemin problemi olmayan yerler var yaysana Şehiri oraya doğru.Bindirilmiş kıtalara dönmüş güzelim memleket…Büyük bir felakette orayı bekliyor…

İSTANBUL DEPREMİ Mİ?

Allah korusun elbette ama yolda ,kapıda, eli kulağında, sallandı sallanacak .Binalar önceki sarsıntılardan dayak yedi. Yapı stoğu yorgun ve bezgin ,
“AYAKTAYIM AMA LÜTFEN DURUYORUM DER GİBİ”…
Tedbir? Toplanma bölgeleri ?Büyük Marmara depremi sonrası Yapı denetim firmaları ve kısmi imar değişiklikleri radikal tedbirler değildi.Çok daha kapsamlısı lazımdı ,özellikle İstanbul için ama geç kalındı…

Hülasa deveyi bağlayıp,tevekkül etmeyi öğrenemedik .Her şeyi kadere ve ALLAH’a havale ettik.Ondan da bize acımasını bekliyoruz.Böyle iyi mi…?

Meraklısına yazdım okuma güçlüğü çekenler olabilir,uzun yazılar sıkıcı olmuyor değil…

ALLAH ülkemizi her türlü felaketten korusun

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Muhammet Akalın 2 Kasım 2020 / 03:32 Cevapla

👏👏👏yüreğine ve kalemine sağlık tebrik eder devamını bekliyoruz inşallah saygılarımla