reklam
enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
15,9326
EURO
16,8888
ALTIN
946,69
BIST
2.372,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ordu
Hafif Yağmurlu
19°C
Ordu
19°C
Hafif Yağmurlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
16°C
Salı Parçalı Bulutlu
19°C
Çarşamba Açık
21°C
Perşembe Açık
24°C

ASIL OLMASI GEREKEN TAHKİKİ İMAN SAHİBİ OLMAKTIR..

ASIL OLMASI GEREKEN TAHKİKİ İMAN SAHİBİ OLMAKTIR..
REKLAM ALANI
27.11.2020
0
A+
A-

İlahi olan bütün dinlerde kuralları, o dinin sahibi yüce Yaratan koymaktadır. Beşeri hiçbir güç ve odakların dinin kuralları üzerinde tasarruf yetkisi ve istediği şekilde değişiklikler yapma yetkisi bulunmamaktadır. Böyle yapılması veya bu yönde zorlama, baskı ve dayatmalarda bulunulması ile dinin kurallarında değişiklik yapılması durumunda, bu din ilahi olma özelliğini kaybederek, beşeri hüviyete bürünür.

Bu gün ülkemizde görülmektedir ki, din üzerinde konuşabilme hak ve yetkisi olanlardan daha çok, dinin yozlaşması ve yok olması için gayret gösterenlerin dinimiz hakkında yorumlar yaptıklarına şahit olmaktayız. Hem de tamamen iyi niyetten uzak, yavaş yavaş çağdaşlık ve uygulamadaki zorluklar bahane edilerek,  dinin kuralları üzerinde değişiklikler yapılmaya çalışılmaktadır. Bu yönde fetva verecek kişiler de bulunmaktadır.

Bunların çoğunluğu dine direk müdahale etmenin fayda vermeyeceğini geçmişten edinilen tecrübelerle çok iyi bildiklerinden, zamanımız insanının nefsine ağır gelen bazı dini uygulamalarda, insanların hoşuna gidebilecek bazı kolaylıklar yapılması gerektiğini bahane ederek emellerine ulaşmayı denemekteler. Bu kişiler geçmişte dine direk olarak yapılan müdahalelerin başarılı olamadığını çok iyi bildiklerinden, şimdilerde daha akıllıca davranarak, dinin kuralları üzerinde hassas olan bazı konuları dejenere ederek yok etmeye çalışmaktadırlar.

Bu çalışmalarında, bazı gerek görsel, gerekse yazılı basın organlarının desteklerini de almaktalar. Ayrıca, etkili çevrelerin de desteği bu gibilerin yanındadır. Televizyon kanallarının bir çoğunda bu yönde yayınlar yapıldığını görmekteyiz. İslamda reform yapılmasının şart olduğuna Müslümanlar ikna edilmeye çalışılmaktadır. İslamın çağa ayak uyduramadığı ve mevcut bazı dini kuralların, bu gün özelliğini kaybettiğini ileri sürerek çağa uygun yorumlar getirilmesinin ve kendilerine göre kurallarda değişiklik yapma yoluna gidilmesinin kaçınılmaz olduğunu yaymaya çalışmaktalar.

Dinin kurallarında değişiklik yapmak isteyenlerin hiç birisi samimi değildir. Onların tek bir hedefi vardır. O da böyle yaparak dini zayıflatmak ve yavaş yavaş yok olmasını temin etmektir. Dinin kuralları bu kişilerin istedikleri şekilde değiştirilse bile, kendi koydukları kurallarla dahi bunlar yine dini yaşamayacaklardır.  

Ülkemizde dinimiz tam olarak öğrenilmediğinden ve çoğumuzun imanının tahkiki imana değil de, taklidi imana dayalı olmasından dolayı böyle davrananlar kendilerine taraftar da bulabilmektedir. Halbuki bizler, sırf nüfus cüzdanımızda dinimiz İslam yazdığı, Müslüman bir ülkede doğduğumuz ve ana babalarımızın Müslüman olmasından dolayı Müslüman gibi gözükmeyip de, kendi tahkik ve araştırmalarımızla islamı bulsa idik, böyle oyunlara gelmezdik. O zaman ne olacaktı? Biz islamı kendimiz araştırarak bulacaktık. Avrupa’da sonradan, kendi irade ve gayretleri ile tahkik ederek islamı seçen kişilerin imanları bizlere göre daha muhkem olmaktadır. Açıkça söylemek gerekirse; Tahkiki iman sahiplerinin inancı, taklidi iman sahiplerine göre daha güçlüdür.

Bizler, Müslüman bir ülkede doğduğumuz için islamı kucağımızda bulduk. Taklidi imanımızı çok gayret göstererek bir an önce tahkiki imana dönüştürmeli ve dinimizi en iyi şekilde yaşamanın yollarını bulmalıyız ve dinimiz üzerinde oyunlar oynanmasının da önüne geçmeliyiz.

İngiliz şarkıcı Yusuf İslam Müslüman olduktan sonra İstanbul’a gelip halkın yaşantısını görünce; iyiki ben Müslüman olduktan sonra buraya gelmişim. Müslüman olmadan önce gelseydim, belki de Müslümanlığı seçmede bayağı zorlanırdım demiştir. Yusuf İslam, İslamı taklid ederek değil, tahkik ederek bulmuştu çünkü.

Müslüman olmayan ülke insanlarına göre bizlerin sorumluluğumuzun çok daha ağır olduğunu da hiç mi hiç aklımızdan çıkarmamalıyız. Dinimizin kurallarını çeşitli bahanelerle değiştirmek isteyenlere de göz yummamalıyız.

REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.