reklam reklam
reklam
reklam

BU DAVRANIŞLAR KADINI TOPLUM DIŞINA İTMİYOR MUYDU? « Haber Ordu

3 Aralık 2021 - 01:01

BU DAVRANIŞLAR KADINI TOPLUM DIŞINA İTMİYOR MUYDU?

BU DAVRANIŞLAR KADINI TOPLUM DIŞINA İTMİYOR MUYDU?
Son Güncelleme :

22 Kasım 2021 - 10:59

71 kez okundu

Dünyanın ulaşmış olduğu her alandaki bu günkü gelişmişlik seviyesinde; geçmişte kadınlarımıza reva gördüğümüz davranışlar, onları toplumun dışına itmemize vesile olmuyor muydu?

 

Öyle zannediyorum ki, bu konu üzerinde artık olabildiğince geniş kapsamlı düşünmemiz gerektiğinin zamanının geldiği ve geçmekte olduğudur. Artık bu kadar yeter deyip, bu güne kadarki hareket ve davranışlarımızı iyi analiz edip, bunun toplum üzerinde bilhassa aşağılanan ve ayırımcılığa tabi tutulan kadınlarımız üzerinde yapmış olduğu tahrifatı iyi hesap ederek, bu işi akıl süzgecinden geçirip hakkaniyete dayalı en doğru kararı hemen vermemiz gerekmektedir.

 

Kadınlarımız kendi şahsiyet ve kimliklerini koruyarak,  örf, adet, inanç ve ibadetlerine sahip çıkarak ve sırf dininin emrini yerine getirmek bakımından başını örterek okumak ve toplumun içinde yer almak istiyorsa, bizlere bu davranışlarından dolayı onları tebrik etmek ve elimizden geldiğince onlara yardımcı olmamız gerekmekte değil miydi?

 

Başı açıklara tanınan istediği yerde okuyabilme hak ve hürriyeti, başı örtülülere neden ve hangi sebeplerle tanınmamıştı.

 

Günümüz insanlarının birbirlerini sevmeseler bile en azından, birbirlerine karşı insanca yaklaşılması ve hoşgörülü davranılması hususunda karşısındakilerden anlayış beklemeye hakları olmalıdır. Hiç kimsenin herkesi mutlaka sevmesi gerekir diye bir anlayış olamaz. Ancak, insanların sevmeseler bile, beraber yaşadıkları toplumun kurallarına uyarak, en azından birbirlerine karşı daha hoşgörülü davranmak ve birbirlerine tahammül edebilmeyi becerebilmek gibi çağdaş insandan beklenen anlayış ve özelliklere sahip olması gerekli değil midir?

 

Çağımızda hiç kimsenin, karşısındakileri kendisi gibi yaşamak ve inanmak hususunda zorlamaya hakkı olmamalıdır. Her fert, başkasına zarar vermemek ve başkasının hakkını gasp etmemek kaydıyla, istediği gibi yaşamak, inanmak, inancının gereğini yerine getirmek, istediği gibi giyinmek, istediği okullarda okumak hak ve hürriyetlerine sahip değil miydi?

 

Geçmişte başta Cumhuriyet Bayramı olmak üzere milli bayramlarımızı bile  hep beraber mutlu bir şekilde kutlayamıyorduk, maalesef. Toplumumuzun ekser çoğunluğunu teşkil eden başörtülü insanlarımızın toplumun dışına itilmek istenmesi ve başörtülülerin Başbakan, Bakan, Milletvekili veya üst kademe bürokrat eşleri dahil olmak üzere, geçmişte milli bayramlarımızın kutlamalarında bile beylerinin yanında yer almalarına müsaade edilmemesi, başörtülülerin boynunu bükük bırakmıyor muydu?

 

Milli bayramlar;  sadece belli kesimlerin, belli inanç sahiplerinin, belli kurallara göre giyinenlerin değil, tek yumruk, top yekûn bütün Türk milletinin bayramı olduğuna göre, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesin de Kendi milletinin bayramını herhangi bir kısıtlamaya tabi olmadan kutlayabilmesi gerekmiyor muydu?

 

Kadınlarımızı böylesine kategorilere ayırarak, ayırımcılığa tabi tutmanın hiçbir Türk vatandaşına bir faydası olmamıştır. Üniversitelerimizden atılan binlerce başörtülü kızlarımızın, okullarından atılmasının ve toplumun dışına itilmesinin kime ne gibi bir faydası dokunmuştur. Devletimiz ve milletimiz bu kızlarımızın toplumun dışına itilmesinden ne elde etmiştir veya ne elde etmeyi ummuştur.

 

Sırf dininin emrini yerine getirebilmek için başlarını örterek, okumak isteyen kızlarımıza engel olmaya veya yine aynı ölçülerle başlarını örten kadınlarımızın beylerinin yanında belli yerlerde bulunmasına müsaade etmemekle,  bu insanlarımızı istemeyerek toplumun dışına itmiş olmuyor muyduk?

 

Geçmişteki bu ve benzeri baskı, dayatma ve yasaklardan  hiçbir kimsenin herhangi bir kazancı olmamıştır.

 

Şimdilerde Sayın Kılıçdaroğlu çıkmış, milletten özür dileme turuna çıkacağını açıklama cüretini gösterebiliyor.

 

Gerçi bu davranışının sadece muhafazakâr kesimden oy almaya yönelik bir hile olduğunu bizler biliyoruz. Ama, yine de hatırlatmadan edemiyoruz. Sayın Kılıçdaroğlu, partisinin ve kendisi gibi düşünenlerin, bilhassa inançlı insanlarımızın yukarıda sadece başörtüsü yasağından mağdur olanları açıkladığımız ve diğer mağduriyetleri neticesinde uğradıkları maddi ve manevi yıkımları sahte bir helalleşme ile giderebileceklerine gerçekten inanabiliyorlar mı?

 

Bizler gerek Sayın Kılıçdaroğlu ve partisinin, aynı zamanda bunlarla paralel düşünenlerin yarın iktidar olmaları halinde, eskiden de daha beter baskı, dayatma ve yasaklar getireceklerinden eminiz. Zaman zaman partililerin ve diğerlerinin yaptıkları açıklamalarından bunu kolayca görebilmekteyiz.

 

Geçmişi öyle sahte bir helalleşme ile ortadan kaldırmanın mümkün olmadığını hep beraber yaşayarak göreceğiz inşaAllah.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.