reklam reklam
reklam
reklam

BU ÜLKE HEPİMİZE YETER! « Haber Ordu

22 Nisan 2021 - 00:05
Mahmut GÖL

Haber Ordu Köşe Yazarı...

Mahmut GÖL

BU ÜLKE HEPİMİZE YETER!

BU ÜLKE HEPİMİZE YETER!
Son Güncelleme :

02 Ocak 2021 - 12:40

341 kez okundu

Ayasofya’nın Cami olmasını, yüzbinlerce insanın ölümüne neden olan Korona’yla eşdeğer felaket gören zihniyeti anlamaya çalışıyorum.

Acaba, yüzbinlerce canın gitmesini basit bir böcek ölümü gibi mi görüyorlar?

Yoksa Ayasofya’nın cami olması, yüzbinlerce insanın ölümü kadar acı mı geliyor onlara?

İkisi de sıkıntılı…

O zihniyetin kalpleri hasta.

Öyle hastalık ki, yaptıklarının ve yazdıklarının faydalı olduğunu zannediyorlar. Kendilerine sorulduğunda, millete ve ülkeye iyilik yaptıklarını söylerler.
Halbuki toplumu bölen, parçalayan, huzur ve güven ortamını yok eden dinamit koyduklarının bilincinde değiller.

Karadan gemileri yürüterek İstanbulu fetheden Fatih Sultan Mehmet Han’ın vakfiyesi ve asırlarca cami olarak varlığını sürdürmüş Ayasofya’nın yeniden ibadete açılması, 2020 yılı içerinde Deprem nedeniyle göçük altında hayatını kaybeden 160 canın acısına, şiddete maruz kalmış yüzlerce kadının çektiği acıya nasıl benzetilebilir?

İnanın ki, Fatih Sultan Mehmet Ayasofya’yı ibadete açtığı zaman, Bizans bu kadar acı çekmemiştir.

Bu düşmanlıklarının nedenini en iyi kendileri bilir. Ancak görünen o ki, İslam dini ve kutsallarına karşı olan düşmanlıklarından kaynaklanıyor gibi duruyor.

Onlara tavsiyemiz şudur; düşmanlıklarınızla inananlara zarar verebilirsiniz, canlarını acıtabilirsiniz, dışlayabilirniz. Ancak unutmayın ki, İslama hiç bir zarar veremezsiniz, bu güne kadar kimse zarar verememiştir.

Namaz kılanların dahi Ordudan ve Devletin önemli makamlarından uzaklaştırıldığı 28 Şubat kararlarının bin yıl süreceğine inanmıştınız. Başörtülü anne, oğlunun yemin törenine katılmak istediğinde kışlanın kapısından içeri alınmıyordu. Namaz kılan subaylar ordudan ihraç edilirdi. Annesi börtülü olan çocuk askeri okullara alınmazdı. Bir emekli Genel Kurmay Başkanı yapmış olduğu açıklamada, o gün sergilenen bu uygulamaların yanlış olduğunu anlattı. Bugün Komutanlarımızdan isteyen namazını kılıyor, isteyen kılmıyor. Bir sorun da yaşanmıyor.

Üniversitelerde Namaz kılana gerici yaftası atılırken bugün üniversite kampüslerinde minareler yükseldi.

Başörtüsüyle üniversiteye girilemezken, bugün ilköğretim öğrencileri başörtüsüyle okullarına gidebiliyorlar.

Namaz kılan ile kılmayanın, başını örten ile başını açanın, camiye giden ile kiliseye gidenin bu ülkede yaşadıkları bir kavga, tartışma ve sorunları yoktur. Yıllarca farklı inanca sahip insanların bu topraklarda barış içerisinde yaşadıklarına dünya ve tarih şahit olmuştur.

İnanmayabilirsiniz. “Dinde zorlama yoktur” buyurarak Allah size bu özgürlüğü vermektedir. Ayrıca Caminin, namazın, İslam inancı ve kutsalının da kimseye zararı olmadığını da bilin. Bu dünyada huzur ve barış için hepimize gerekli olan, herkesin inancına ve düşüncesine saygı duymaktır.

Unutmayın! Zorlama ve baskıyla hiç bir güç, inananları Allah’tan başkasına kul yapamaz. Kula kul olan da zaten inanmış sayılmaz.

Dolayısıyla inananlar sizin gibi olmayacaklardır. Siz de bu şekilde düşünmeye devam ettiğiniz sürece inananlar gibi olmayacaksınız.

“O halde Sizin inancınız size, bizim inancımız bize.” (Kafirun Suresi)

Hepimiz bu ülkenin evladıyız. Aynı gemide yolculuk yapıyoruz. Gemide delik açarsanız siz de batar boğulursunuz. İnanan inanmayan herkesin bu noktada birbirine ihtiyacı vardır. İnanç ve düşüncelere saygı çerçevesinde buluşarak herkesin özgürce yaşadığı bir ülke inşa edilmesi yolunda herkes üzerine düşen vazifesini yerine getirsin.

Son olarak, İslam ve kutsallarına saldıranların bu ülkeye hiç bir yararı olmadı, kendilerine de bir kazanç sağlamadı.

Denenen denenmez, siz de aynı hatalara düşmeyin!

Bu ülke hepimize yeter.

Yeterki kıymeti bilinsin…

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam