reklam reklam
reklam
reklam

HAT SANATI VE “HİÇ” OLAMAYAN İNSANOĞLU « Haber Ordu

3 Aralık 2021 - 00:54

HAT SANATI VE “HİÇ” OLAMAYAN İNSANOĞLU

HAT SANATI VE “HİÇ” OLAMAYAN İNSANOĞLU
Son Güncelleme :

18 Kasım 2021 - 9:20

176 kez okundu

“Zamanın bozduğunu attar düzeltemez “ diyor bir Arap atasözü…

Bu söze bir ekleme de ben yapmak istiyorum müsadenizle, zamanın bozduğunu attar düzeltemez lakin sükunet, emek, empati ve uzlaşı köprüleriyle telafisi zor çıkmazlardan az hasarla dönülür…
İnsanoğlu, Dünya, Kainat değişiyor ve bu değişimler çoğu kez olumsuz yönde oluyor…
Çoğu şey ve çoğu insan; hırs, ego, kibir, açgözlülük, kıskançlık temaları eşliğinde yürüyor hayat yolunda…Kırıyor, döküyor, yakıp yıkıyor da bir taşı alıp öbürünün üstüne koymuyor şu insanoğlu! Karınlar bir tabak yemekle doyuyor da gözler bir türlü doymuyor!

Ne için, kim için, nereye kadar bunca güç devşirme çabası kimseler bunu da bilmiyor…Sadece almaya, istemeye, şikayet  etmeye, bir tebessümden uzak selamsız sabahsız hoyratça yaşamaya alıştı Dünya…Çünkü, zaman bozdu ve bozmaya devam ediyor her şeyi…
Geçtiğimiz ay ünlü Hat Sanatı Ustası Mehmet Han Akan’ın Diyarbakır’da açtığı hat sergisini ziyaret etmiştim…
Hattat Hamit Aytaç Ekolü’nün Değerli İsmi Hattat Mehmet Han Akan’ın “Çizgide Ahenk ve Zarafet Hat Sergisi” Diyarbakır Sümerpark’ta bölge insanı ile buluşmuştu…

Serginin, eserlerin muhteşemliğiyle birlikte  bir özelliği daha vardı; 150 eser ile Dünya’nın en büyük hat sergisi olması…
Her eserin bir hikayesi ve kendine has bir enerjisi vardı…Hepsini tek tek gezip gördüm fakat bir tanesinin önünde öylece takılı kaldım! Üç tarzın senteziyle hazırlanmış “HİÇ” eseri…Hiç olmak, o makama varmak, o makamı hakkıyla yaşamak ve insanlığa anlatmak…Üç, beş, on ünvanı ardına ardına sıralamak yerine “koskoca Kainatta bir hiç” olmaktı vazifemiz…Bunun için yaratılmıştık fakat olmadı! Hiç olmak yerine her şey olmayı seçti insan nesli ve işte orada film koptu…Şimdi yara bantları arasakta insanlığın can kaybını toparlamak adına nafile…

 

Evet farklı farklı yazım tarzlarıyla yazılmış eserlere can katan Usta Mehmet Han Akan’ın da çok enteresan bir yaşam hikayesi var…Daha çocuk yaşlarda merak sarmış hat sanatına…Sonrasında oluşan hayat şartları kendisini hat sanatı ile yakından uzaktan hiçbir bağı olmayan bir mesleğe yönlendirmiş…Mesleğinin tüm yoğunluğuna rağmen hat sanatına olan aşkından vazgeçmemiş elbette…Fırsat buldukça ustalardan eğitim almaya ve kendi çapında eserler üretmeye devam etmiş…Ve kendisine bir söz vermiş; “emeklilik yaşım geldiği an çocukluğumun hayali olan hat sanatına vereceğim kendimi…”
Öyle de yapmış. Sonrası malum; Dünya’nın en büyük hat sergisini açmaya kadar varan azim ve başarı öyküsü…Ustanın hayali bitti mi? Bitmedi elbette. Bundan sonrası için yeni nesli hat sanatı ile tanıştırmak ve yeni ustalara vesile olmak istiyor Mehmet Han Akan.

Yazımızın başında demiştik ya; zamanın bozduğunu attar düzeltemez lakin sükunet, emek, empati ve uzlaşı köprüleriyle telafisi zor çıkmazlardan az hasarla dönülür…İşte tam da bu!

“Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir“ sözünden yola çıkarak, bozulması kaçınılmaz durumlara elimizden geldiğince pansuman yapmaya çalışmak gibi çoğumuzun küreklere asılma sebebi…Ve asıldığımız o küreklere doldurduğumuz umutlar sadece dışa dönük çabalar için değil, kürekleri ellerinde tutanlar İçin de doping etkisi yaratıyor elbette…

Dinamo misali; koştukça, çalıştıkça, ürettikçe, tebessüm ettikçe-ettirdikçe, yüreklere dokundukça, anladıkça, gördükçe can bulan insanlar ve azimle asıldıkları kürekleri bu dünyanın hasarlarını belki de onaramayacak fakat açılan yaralara merhem olacak…

 

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.