reklam reklam
enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
16,1920
EURO
17,4658
ALTIN
965,28
BIST
2.438,84
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ordu
Açık
24°C
Ordu
24°C
Açık
Pazar Açık
29°C
Pazartesi Az Bulutlu
25°C
Salı Az Bulutlu
24°C
Çarşamba Az Bulutlu
24°C

Koşun Allah’a…

Koşun Allah’a…
REKLAM ALANI
10.01.2021
0
A+
A-

Kahin, doğacak bir erkek çocuğun saltanatını yok edeceğini söyler. Bunun üzerine Firavun, hamile kadınların tespit edilmesini, nöbet tutulmasını ve doğan çoçuğun erkek olması halinde kesilerek öldürülmesini emreder ve doğan erkek çocuklar kesilerek öldürülür. Erkek neslin tükeneceği endişesi ortaya çıkınca da bir yıl kesilir bir yıl kesilmez. Hz. Musa’nın kardeşi Harun kesilmeyen yıl dünyaya geldiği için kurtuldu. Hz. Musa ise kesilen yıl dünyaya geldi.

Sonrasını Kur’an şöyle anlatır;

“…Firavunun taraftarları size azabın en kötüsünü reva görüyorlar, yeni doğan erkek çocuklarınızı kesiyorlar, kızlarınızı (fenalık için) hayatta bırakıyorlardı. ” (Bakara,49)

“Musa’nın annesine vahyettik; Musa’yı sandığa koy, sonra onu denize (Nil’e) bırak; deniz onu kıyıya atsın da benim düşmanım ve onun düşmanı olan biri onu alsın. Ey Musa! Benim nezaretimde yetiştirilmen için sana kendimden sevgi verdim” (Tâhâ,39)

Tabut karşı sahile varınca Firavunun eşi Âsiye denizde bir kutu görür ve alıp getirilmesini emreder. Açıp baktıklarında çok sevimli bir çocuk görür ve sarayda yetiştirilmesine karar verir. (Taberi)

Musa, düşmanının gözü önünde sarayda güven içerisinde büyür ve sonuçta Firavunun saltanatını bitirir.

“Hatırlayın ki, sizi Firavunun taraftarlarından kurtardık… Sizin için denizi yardık. Sizi kurtardık, Firavun’un taraftarını da, gözünüzün önünde boğduk.” (Bakara,49,50)

Firavun, ordusuyla birlikte öldürmek için Musa (a.s.)’ın peşine düştü. Musa ve kendisine inanlar kaçarken önlerine deniz çıktı. Deniz ve düşman ordusu arasında sıkışıp kaldılar, ölüm artık kaçınılmazdı.

“Allah (cc), asasını denize vurmasını emretti, asayı denize vurunca on iki yol açıldı. Musa ve beraberindekiler denizde açılan yoldan geçtiler. Firavun ve taraftarları denize yaklaştılar, geçerken denizde boğuldular.”(Şuara,63-66)

İnsan kul olmaya yatkındır. Hatta kendinden yüce bir varlığa inanmanın zorunlu olduğunu düşünür. Burada önemli olan, kime kul olacağını bilmesidir.

Zira kime kul olacağını bilmeyenin, kime kul olacağı belli olmuyor. Milyarlarca insanın ineğe taptığı gerçeği inkar edilemez.

Firavun da, kendisini ilah olarak ilan ettiğinde azımsanmayacak kadar taraftar buldu. Musa (a.s.) ortaya çıkınca bir kısmı Firavun’u terkedip Musa peygamberin inandığı Allah’a yöneldiler. Çünkü Hz. Musa, durdurulmuş akılları çalıştırarak sorgulamalarını sağladı. Kendileri gibi yemeye, içmeye, uykuya vb. yaşam için gerekli şeylere ihtiyaç duyan bir insandan ilah olamayacağını anladılar.

Hala yer kürede insana kul olmuş, bir işaretle ortalığı kana boyayacak kitleler var. Aynı şekilde kendisini Firavun gibi gören, insanları aşağılayan, dünyayı kendisine kul köle yapmak isteyen, saltanatı için tehdit gördüğü insanı hatta ülkeyi acımasızca yok edebilecek zihniyetler var. Bunların örneklerini yaşadık, tekrar tekrar yaşamaya devam ediyoruz.

Kur’an’ın Firavunu örnek olarak sunması boşuna değildir.
“Firavun kavmini aşağıladı, onlar da kendisine boyun eğip itaat ettiler.”(Zühtü,54) Dolayısıyla İnsan onurunu, şerefini ve düşüncesini hedef alan, yok sayan düşünce Firavun kalıntısıdır.

Başta terör örgütü liderleri olmak üzere, bir şekilde insanları kendisine bağlayan kötü niyetli sözde liderler, taraftarlarının akıllarını çalıştırmalarını istemezler, sorgulamalarından hoşlanmazlar. Çünkü, düşünen ve sorgulayan akıl, hiç bir cana ve canın yongası kabul edilen mala zarar vermez.

Yüce Allah’ın, “düşünün, aklınızı çalıştırın, gezin görün ve araştırın” gibi insanları bilinçli kılan talimatları ne kadar önemlidir. Aklını kullanan insan kula kul, kötü emellere alet olmaz.

Ayrıca Allah (cc), körü körüne kendisine de kul olunmasını istemiyor. Bilinçli olunmasını önemsiyor ve aklını çalıştıran kullarını seviyor.

Hz. Musa’nın yanında yer almak bunun için önemlidir. Allah (cc)’ye kul olan, insanlık şerefinin ve özgürlüğün tadına varılır.

Firavun’nun örnekliği ile, kula kulluğun insanlık için büyük bir felaket olacağı, insanlık onur ve şerefinin ayaklar altına alınacağı, akıl ve düşünme idrakinin kaybolacağı zihinlerde iyice yer etmelidir.

Kandan beslenen hiç bir anlayışın insanlığa yararı olmamıştır.

Yetim ve öksüzlerin çoğaldığı dünyada mutluluk aramak beyhude bir çabadır.

Allah (cc);
Kimsenin kanının akıtılmasını istemez.
Sevgiyi, merhameti, adaleti ve barışı ister.
Bildiğimiz bilmediğimiz, gördüğümüz göremediğimiz, kendisine inanan inanmayan bütün canlıları yedirir, besler. Bu O’nun yüceliğinin kanıtıdır.
O hep verir, bir şey istemez.
O kulunu sever, sevdiğini de herkese sevdirir.

“O halde Allah’a koşun!” (Zariyât,50)

REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.