escort

reklam
reklam

MÜSLÜMANLAR NASIL SELÂMLAŞMALI?.. « Haber Ordu

23 Ekim 2021 - 20:27

MÜSLÜMANLAR NASIL SELÂMLAŞMALI?..

MÜSLÜMANLAR NASIL SELÂMLAŞMALI?..
Son Güncelleme :

18 Eylül 2021 - 17:35

93 kez okundu

– Müslümanlar arasında selâmlaşma nasıl olmalı?..

– Müslümanların selâmlaşma üslubunun mesnedi nedir?..

*

‼ İktidarın çoğu zaman gönüllü sözcülüğünü üstlenen bir yazar, Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan’ın görev süresi dolduktan sonra ikinci defa Diyanet İşleri Başkanlığına atadığı Sn. Ali ERBAŞ Beyefendiye, yeni atamadan sonra ‼ “Sabah-ı şerifleriniz hayırlı olsun Ali Erbaş Bey” diye bir eleştiri yazısı yayınlar…

*

Diyanet İşleri Başkanı Sn. Ali ERBAŞ, yazara cevabî bir mesaj gönderir… Cevabî mesajın ilk hitap cümlesi:

– “Merhaba (…) Bey”

*

Yazarın Başkan ERBAŞ’a verdiği cevabî mesajın özeti:

‼ – “Merhaba” diyen, “Günaydın” diyen bir Diyanet İşleri Başkanımız var.

*

Herkes kendi kültürüne ve inancına göre selâmlaşır…

Herkes selâmlaşma üslubunu seçmekte serbesttir…

Herkesin selâmlaşma üslubu da kendini bağlar…

*

Ancak Müslümanlar arasında selâmlaşmanın nasıl olması gerektiği, selâmlaşma kelimenin ne olacağını (sair ibadetlerimizin nasıl yapılmasını belirlediği gibi) Peygamberimiz (sav) belirlemiş ve tavsiye etmiştir!..

 

Sn. Başkan Ali ERBAŞ Beyefendi de 2015 yılında Yenişafak gazetesinde “Aranızda Selâmı Yayınız” makalesinde âyet ve hadisler ışığında selâmın nasıl olması gerektiğini gayet güzel izah etmiştir…

*

‼ Hayret!..

Bugün Sn. Başkan Ali ERBAŞ’ın dünkü yazdıklarının hilâfına bir selâmlaşma üslubu kullanması ve bunu savunması hayreti mucip olmuştur!..

*

İşte, Sn. Başkanın 2015 tarihli makalesinde özet ifadeler:

 

– Aranızda selâmı yayınız

– “Yâ Selâm” şeklinde bir zikir ifadesi olarak da kullanılan selamın Müslümanlar arasında yaygınlaştırılmasının önemine işaret eden ayet ve hadislerden örnekler vermeye çalışalım: “Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere, geldiğinizi fark ettirip ev halkına selam vermeden girmeyin. Orada kimse bulamazsanız, size izin verilinceye kadar girmeyin. Eğer size geri dönün denilirse hemen dönün. Çünkü bu sizin için daha temiz bir davranıştır” (Nur, 27, 28).

 

– Cahiliye döneminde birinin evine vardıkları zaman mahremiyete saygı göstermez, dünya ve âhiret saadetini temenni etmek olan selamı da bilmezlerdi. “Sabahınız hayat olsun”, “akşamınız hayat olsun”, “aydın olsun” gibi sözler söylerlerdi. Bizde bazı kimselerin kullandığı “günaydın”, “tünaydın” ifadelerine benzer ifadelerdi bunlar.

 

– Selam vermekle ilgili ayetler geldikten sonra artık Müslümanlar birbirlerine dua etme amaçlı selamlaşmaya başladılar. “Evlere girdiğiniz zaman Allah tarafından mübarek ve güzel bir hayat sürdürme dileği ile birbirinize selam verin (Nur, 61)” ayeti ile de Müslümanların kendi evlerine girdiklerinde de aile fertlerine selam vermeleri gerekliliğine işaret edilmektedir. Zira insanın başkaları için dilediği dünya ve âhiret mutluluğunu kendi ailesinden esirgemesi doğru değil, hatta daha da önemlidir. Esasında bu ayete göre evde kimse olmasa bile giren kimsenin kendi kendine selam vermesi gerekir. Bu durumda verilecek selamın tıpkı namazın tahiyyâtında olduğu gibi “esselâmü aleynâ ve alâ ibadillahissâlihîn” şeklinde olması gerektiği belirtilmektedir (bkz., Riyazü’s-Sâlihîn, terc. Y. Kandemir ve heyet, 4, 499).

 

– Kur’an’da selama mukabele konusuna da değinilmekte, “bir selam ile selamlandığınız zaman siz de ondan daha güzeliyle selam verin veya verilen selamı aynen iade edin” (Nisa, 86) buyurulmaktadır.

 

– Selamın en kısa olanı “selamün aleyküm” ya da “esselamü aleyküm” dür. Kendisine bu şekilde selam verilen kimse “ve aleykümüsselam verahmetüllahi” şeklinde karşılık vermelidir. Kendisine “esselamü aleyküm verahmetüllahi” şeklinde selam verilen kimse “ve aleyküm selam verahmetullahi veberakatühü” demeli ya da ilave yapmadan aynıyla karşılık vermelidir. İlave yapmak daha sevaptır. Bu ayetlerden hareketle selam vermenin sünnet, selama karşılık vermenin farz-ı kifaye olduğu hükmüne varılmıştır.

 

– Abdullah b. Amr ibni Âs Peygamberimiz’e İslam’ın hangi özelliğinin daha güzel olduğunu sordu; Allah Rasulü buna şöyle cevap verdi: “Yemek yedirmen, tanıdığın ve tanımadığın herkese selam vermendir” (Buhari, İman 20). “Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selamı yayınız” (Müslim, İman 93-94).

 

– Selamın Müslümanlar için evrensel bir özelliği de vardır. Dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar iki Müslüman karşılaştığı zaman ağızlarından çıkan ilk tanışma cümlesidir selam. Hem de öylesine söylenmiş değil, dua özelliği taşıyan bir cümle. Hangi ülkeden, hangi ırktan olursa olsun, hangi dili konuşursa konuşsun Müslümanlar arasında ortak iletişim dilidir selam. Bunun için yolda karşılaşınca, ayrılırken, bir mekana girince ve çıkarken büyük, küçük her Müslümanın birbirine selam vermesi gerekir.

 

– Selam Arapça diye “merhaba” demeyi tercih edenlere, merhabanın da Arapça olduğunu, ancak selamın yerini tutmayacağını, selamlaştıktan sonra merhaba demenin daha uygun olacağını bu vesileyle hatırlatmış olalım.

*

“Gerek yok her sözü laf ile beyana, bir bakış bin söz eder bakıştan anlayana..!” (Hz. Mevlâna)

 

Vesselam…

Ahmed Çıtlakoğlu

18 Eylül 2021 C.tesi / 11 Safer 1443

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.