reklam reklam reklam
reklam
reklam

SİVİL TOPLUM KURULUŞU NEDİR NE OLMALIDIR? « Haber Ordu

7 Mayıs 2021 - 18:51
Salih Ziya CÖRÜT

Haber Ordu Gazetesi Köşe Yazarı...

Salih Ziya CÖRÜT

SİVİL TOPLUM KURULUŞU NEDİR NE OLMALIDIR?

SİVİL TOPLUM KURULUŞU NEDİR NE OLMALIDIR?
Son Güncelleme :

04 Mayıs 2021 - 9:38

187 kez okundu

Hiç kuşku yok ki, dernek, oda, vakıf, sendika, birlik ve benzeri kurumlardan oluşan Sivil Toplam Kuruluşları; Resmi müesseselerin dışında bağımsız olarak çalışan, gerek sosyal, kültürel, gerekse politik ve çevresel amaçları doğrultusunda 5253 sayılı dernekler kanunu uyarınca hazırlanan tüzük hükümleri çerçevesinde temsil ettiği camiaya hizmet ederek üyelerini ve çalışanlarını gönüllülük esasına dayalı olarak alan ve kâr amacı gütmeyen, gelirlerini bağış ve yardımlar ile üye aidatlarından elde eden kurumlardır.

Tarafsız bir sivil toplum örgütü olabilmek için ; Siyasal iktidarlardan, muhalefetten ve çeşitli çıkar odaklarından, devletin resmi kurum ve kuruluşlarından, yerel idarelerden,yardım almayarak nemalanmamak ve bağımsız olmak esastır.

Toplumdaki çeşitli sorunları ele alıp kamuoyunu bilgilendirme ve aydınlatma görevi yapan ve öneriler sunan, sosyal, kültürel ve ekonomik dayanışmayı tesis eden STK’lar, temsil ettiği camiadaki çeşitli sorunları tarafsız, bağımsız ve adaletle ele alarak değerlendirmeli ve Kamuoyunu doğruluk ve adaletle bilgilendirmelidir.

Şayet bir sivil toplum kuruluşu, herhangi bir kurum ile çıkar ve menfaat ilişkisine girer ise, tarafsızlığını zora sokar ve hülasa sivil olma özelliğini yitirerek, aksine yardım aldığı yerlerin koltuk değneği olmaktan öteye gidemezler ve sivilliğini kaybederler.

Bunun aksine kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan, herhangi bir çıkar ve menfaat odaklarına ve yandaşa yamanmayan, bağımsız, tarafsız ve adil olan, ahbap çavuş ilişkilerinden uzak, geçmişine saygılı yönetim anlayışı ile yönetilen kurumlar her daim ayakta kalarak başarıyla ve itibarla mevcudiyetini sürdürürler.

Ancak, günümüzde, hiçbir faaliyeti olmayan, sadece birilerinin kişisel çıkarlarına dayalı, tabela derneği olmaktan öteye gidemeyen,kâğıt üstünde sadece isimden ibaret hiçbir işlevi olmaksızın yılda bir ortaya çıkarak lüks yerlerde sivil toplum örgütü rolü oynayan kurumlar da mevcuttur.

Yıllarını sivil topluma adamış biri olarak, artık sivil toplum kuruluşları, mesleki kariyeri ile nitelikli ehil ellerde dönemsel başkanlık sistemi ile değişen yönetim kurulu üyeleri tarafından paylaşımcı bir anlayışla yönetilmeli ve donanımlı gençlerin önü açılmalıdır.

Cemiyetçiliği meslek haline getirerek etiket düşkünlüğü ile kişisel egosunu tatmin aracı olarak kullananlara fırsat verilmemelidir. Her daim aynı yüzlerin yıllarca yönetimlerde yer almasının, kurumların küçülerek itibar kaybetme noktasına geleceği vegelişmesine olumsuz etki edeceği görülmelidir.

Gerçekte STK’lar, bencillikten arındırılarak her dönem  iki – üç kişinin belirlediği, hep aynı şahsın başkanlığında, yıllarca aynı kişilerin yönetime seçildiği hale dönüşmemelidir. Aksine paylaşımcı olunmalı ve nitelikli yeni yüzlerle daha da güçlenmeli ve zincirin halkalarına yenileri eklenmelidir.Ayrıca siyasetle uğraşanların da bu kurumlardan ellerini çekmelidir.

Bana göre cemiyetçilikte en büyük erdem,  paylaşmak ve vizyonu olan gençlerin önünü açarak temsil ettiği kurumun yücelmesine katkıda bulunmaktır.Aksi durumlarda STK’ların gelişmesinden söz edilemez. Bir kurumun büyüklüğü, yönetime katılanların niteliği ve kişisel donanımı ile ürettiği hizmet ve katkıya eş değerdir. İyi ve başarılı bir sivil toplum kuruluşu, geçmişinden feyiz alarak her kesime eşit mesafede duran, doğrunun, Hakkın, adaletin, faziletin ve erdemin yanında olandır.

“Bir yere baş olayım da ne olursa olsun” niyetinde olmayan, temsil ettiği sivil toplum kuruluşunu kişisel ikbal ve istikbal hesapları için, bir statü kazanmak için kullanmayarak,hedeflerine basamak ve sıçrama tahtası yapmayan, “küçük olsun benim olsun” mantığında olmayan, herhangi bir siyasi partinin sözcüsü, şubesi gibi davranmayan, oradan bir menfaat beklemeksizin, haksızlık karşısında susmayan, babası da olsa yanlışa yanlış diyen, eğrileri doğruları,  yanlışları düzelten nitelikli bir kurum, gerçek bir Sivil Toplum Kuruluşudur.

Oysa, STK’ların nedir, ne olması gerektiği noktasından değerlendirdiğimizde, sonuç olarak ; İktidarlar ve Ülke için ;Konuşan, eleştiren, yanlışı gösteren, uyaran bir siyasi muhalefetile tarafsız bir Sivil Toplum Örgütünün varlığı hayati öneme haiz olup,iktidarların en büyük ihtiyacı ve yol göstericisi olarak olmazsa olmazlardır.02.05.2021

Salih Ziya CÖRÜT

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam