reklam reklam
reklam
reklam

Türkçe Kur’an ve Ezan « Haber Ordu

21 Nisan 2021 - 23:04
Mahmut GÖL

Haber Ordu Köşe Yazarı...

Mahmut GÖL

Türkçe Kur’an ve Ezan

Türkçe Kur’an ve Ezan
Son Güncelleme :

24 Aralık 2020 - 12:40

480 kez okundu

İnsanların dilleri ve renklerinin değişik olması Allah’ın varlığının kanıtlarındandır.

Kur’an der ki;

“Allah’ın varlığının delillerinden biri de, gökleri ve yeri yaratması, lisanlarınızın ve renklerinizin değişik olmasıdır”. (Rum,22)

İnsan, yabancı bir dil öğrenmek için yıllarını harcar. Kendi dilini öğrenmek için bile zorunlu eğitim alır , okuma yazmayı öğrenir. “Bir dil bir insandır.” deriz, ancak bu kadar çeşitli lisanları yaratan Allah’ı ve onun hikmetini çok insan aklına getirmez. Bugün dünyada yedi binin üzerinde konuşulan dil olduğu söyleniyor.

Bütün dilleri yaratan Allah’tır. Dil ve renk üstünlük ölçüsü olamaz. Allah; kudretini, varlığını, tek ilah olduğunu insanlar kolay kavrasın diye insanları çok çeşit dil ve renk üzere yaratmıştır. İnsanların bu noktaya odaklanması gerekirken, dil üzerinden üstünlük yarışına girmiş, sanki konuştuğu dili ve ırkı kendi kazanmış gibi diğer dilleri konuşanları ve diğer ırklardan olanları kendisinden aşağı görmeye yeltenmiştir. Bu kadar basit bir konuda bile insanın ne kadar savrulduğu ve dinin insanlık için ne kadar önemli olduğu aşikârdır.

İnsanın ırkını, rengini ve cinsiyetini seçme hakkı ve değiştirme imkanı yoktur. Beyaz insan, beyaz olmayı seçmediği gibi siyah insan da siyah olmayı seçmemiştir. Kimsenin de bu yaratılış kanununu değiştirme imkanı yoktur. Hatta, aynı dili konuşan insanların ses tonu, sesin gürlüğü-zayıflığı, inceliği-kalınlığı, üslubu gibi hususlarda bile farklılıkların bulunduğu, ses tonu aynı olan ikinci bir insanın bulunmadığı gerçeği üzerinde düşünüldüğü zaman, milyarlarca insana tek tek özel ses biçimi yaratan Allah’ın ne kadar yüce yaratıcı olduğunu anlarız. Dolayısıyla, Allah’ın özenle yarattığı şerefli insanı, rengi ve ırkıyla değerlendirip ayrımcılık yapmak, eserin sanatçısına en hafif tabirle saygısızlıktır. Beyaz olmayı sen mi kazandın da siyahı beğenmiyorsun?

Kur’an’ın ve ezanın Türkçe okunması üzerinden yaşanan tartışmalara bakıldığında, insan aklının tek başına kendisini ve dünyayı yönetmek için yetmediğinin net bir kanıtıdır. Geçmiş toplumlarda savaş ve katliamlara neden olan ırkçılığın, maalesef bugünde aynen devam etmekte ve nice masum canların yok olmasına yol açmaktadır. 1400 yıl önce, “beyazın siyaha, arabın arap olmayana üstünlüğü yoktur, ırkçılığı ayaklarımın altına aldım” diyerek insanın değerinin ırka ve renge bağlı olmadığını haykıran Hz. Muhammed (a.s.)’ın insana verdiği değer, teknoloji ve bilim çağında hala anlaşılamamıştır.

Bütün dillerin yaratıcısı olan Allah’ın, Kur’an’ı Arapça olarak indirmesini bazı kimselerin sorgulamaya kalkışılması da bu ırkçılığın sonucudur.Araplardan dolayı Arapçayı küçümsemek, İngiliz ve Amerikalılardan dolayı İngilizce konuşmayı şeref addetmek aşağılık kompleksidir. Kur’an, Allah’ın kelamı olduğu için kutsaldır ve mübarektir. Arapça indirilmiştir. Kur’an-ı anlatan bütün diller de Allah’ın yarattığı lisandır ve Allah’ın varlığının kanıtıdır.

İbadeti emreden Allah, nasıl yapılacağını da öğretmiştir, kimse Allah’ın önüne geçmesin. Hz. Muhammed (a.s.), “ben namazı nasıl kılıyorsam siz de öyle kılın” buyurarak, dinimizde ibadetin nasıl yapılacağını uygulamalı öğretmiştir. O dönemlerde İslam’a giren Arap olmayan topluluklar da vardı. Onlar da peygamber efendimizin öğrettiği gibi namazlarını kılmışlar ve günümüze kadar bu şekilde gelmiştir.

Başka milletlerde kendi dillerinde ibadet tartışması var mıdır? Ben duymadım, şayet yoksa benim ülkemde bu tartışmanın yaşanması, birliğimizin ve beraberliğimizin temel taşı olan dinimizden bizleri koparıp birliğimizi bozup gücümüzü zayıflatmayı hedeflemişlerdir. Millet olarak uyanık ve dikkatli olmamız gerekmektedir.

İslam evrensel bir dindir. Kıyamete kadar hükmü sürecektir. Kardeşliği ve barışı hedeflemiştir. Dil ve renk ırkçılığına savaş açmıştır. Dünyanın her yerinde, Amerika, Avrupa ve bütün kıtalarda İslam’ın evrensel olmasının gereği olarak ezanlar Hz. Muhammed (a.s.)’ın Müezzini Bilal’in okuduğu gibi okunur, namazlar Hz. Muhammed (a.s)’ın öğrettiği gibi günde beş vakit, Kur’an’dan bazı süreler orijinal haliyle okunarak kılınır.

Bu şekilde ibadet edilmesi zor değildir, herkes çok kolayca öğrenebilir/öğreniyor, ibadet edenlerin bir şikayeti de yoktur. İşin en ilginç yanı ise, müslümanların ibadetini tartışmaya konu yapanların genelinin ibadetle alakası olmamasıdır.  Bunların ibadet etmek diye bir amacı yoktur, gayeleri ibadeti ve dini bozmak, insanların kafasını karıştırmaktır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI İÇİN TIKLAYIN…

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Hikmet özer 24 Aralık 2020 / 13:56 Cevapla

Ağzına sağlık hocam teşekkür ederim

reklam